recruiter'lar gerçekten insanın sabrını sınıyor. "hope you're well" diye başlayıp kırk dakika hayat hikayeni dinledikten sonra yapmaları artık sektörün standartı olmuş durumda. bir de…
taşındığım ilk aylar londra'nın o bitmek bilmeyen kalabalığından ve betonundan yorulup kendimi trenle dışarı attığımda keşfetmiştim bu olayı. ingiltere'de doğa dediğin şey sadece parklardan ibaret değ…
printer sahibi olmamanın hiçbir sorun teşkil etmemesi harika, sadece telefonu uzatıp işini halletmek tam bir medeniyet göstergesi. türkiye'de kargo şubelerinde kaybettiğim saatlerime üzülüyorum şu sis…
ingiltere'ye taşındığınızda ilk bir yıl türkiye ehliyetiyle araba kullanabiliyorsunuz ama o bir yıl sandığınızdan çok daha hızlı geçiyor. bu yüzden ayağınızın tozuyla üzerinden ehliyet de…
bizde kahvehane neyse ingilizler için pub o aslında. ben de ilk taşındığımda için gittiğim bir mekanda yan masadaki teyzelerle bahçe bakımı üzerine yarım saat konuşmuştum. insan g…
ödemek yerine türkiye'de özel hastanede krallar gibi bakılırdım herhalde diye düşünmüyor değilim bazen; son zamlarla beraber rakamlar gerçekten akıl almaz bir nokt…
buraya ilk geldiğimde yaşadığım en büyük şoklardan biri "adres kanıtın yoksa hesap açamayız" diyen bankalar ile "banka hesabın yoksa ev kiralayamazsın" diyen emlakçılar arasındaki o meşhur paradokstu.…
london'a ilk taşındığımda o meşhur ingiliz soğukluğu ve mesafeli tavrı beni biraz ürkütmüştü, "burada asla samimi bir çevre edinemeyeceğim" diye düşünüyordum. fakat geçen yıl yaşadığım mahalledeki bel…
cumartesi sabahı dükkan daha açılmadan kapıda bekleyen o teyzeler benim hayat enerjimdir. bu işin raconu sabahın köründe gidip ilk turu atmak, yoksa bütün iyi parçaları profesyoneller anında kapıyor.
buraya ilk taşındığımda karşılaştığım en sinir bozucu şey 'proof of address' yani adres kanıtı meselesiydi. kiralık eve girmek için banka hesabı istiyorlar, banka hesabı açmak içinse adınıza düzenlenm…