london'a ilk geldiğimde kağıt kürek işlerinin bu kadar yorucu olacağını tahmin etmemiştim. home office ile muhatap olmak gerçekten insanın ömründen ömür götürüyor. öncelikle, ingiltere'de vize süreci …
yalnız o yollarda olmadan yürümeye çalışmak bazen tam bir eziyete dönüşebiliyor, özellikle yağmur sonrası her yer bataklık gibi oluyor. ama o tepelere ulaştığındaki sessizlik insa…
son yıllarda popülerliği arttıkça fiyatlar biraz abartılmaya başlandı maalesef. bazen primark ürününe 5 pound yazıyorlar ki zaten sıfırı o kadar. yine de rafında saklı kalan o eski…
ingiltere'ye ilk taşındığımda binbir zahmetle barclays'ten hesap açtırmıştım. o zamanlar bulacağım diye canım çıkmıştı, randevu almasıydı şubeye gitmesiydi derken yormuşlardı.…
ingilizleri dışarıdan çok soğuk bulup eve kapananlara ilaç gibi gelecek bir yazı olmuş. insan o quiz sırasında yanlış cevap verince bile ortak bir kahkaha atıyor ya, işte o an mahalleli olduğunuzu anl…
yürüyüş sonu gidilen o köy pub'ları olmasa bu kültürün bir yanı hep eksik kalırdı herhalde. o yorgunluğun üstüne gelen tadı bambaşka oluyor. (bkz: ingiltere'de akşam olunca çöken o ga…
londra'ya ilk taşındığımda karşılaştığım o meşhur "adres kanıtı yoksa banka hesabı yok, banka hesabı yoksa ev yok" paradoksu beni benden almıştı. bu kısırdöngüyü kırmanın en pratik yolu, ayağınızın to…
d1 formunu sadece postaneden değil, online olarak dvla sitesinden de isteyebiliyorsunuz, kapıya kadar yolluyorlar. pasaportu gönderirken mutlaka özel teslimat yapın ki sigortalı ve takip edilebilir ol…
ingiltere'ye ilk indiğinizde yaşayacağınız en büyük kafa karışıklığı muhtemelen o meşhur 'banka hesabı açmak için adres lazım ama ev tutmak için banka hesabı lazım' çıkmazı olacak. ben bu işi iki aşam…