buraya ilk geldiğimde, özellikle de bristol gibi gri gökyüzünün eksik olmadığı bir şehirde insanlarla nasıl kaynaşırım diye kara kara düşünüyordum. hani (bkz: kanada'da sosyal yalnızlık ve bitmeyen gu…
türkiye'deki o kargo şubesi kavgalarından sonra buradaki rahatlık gerçekten insana değer verildiğini hissettiriyor. evden paket aldırmak özellikle yağmurlu londra günlerinde büyük nimet, kapıya kadar …
burada geçirdiğim beş yılın sonunda şunu net söyleyebilirim ki ingiltere'de bürokrasi aslında tıkır tıkır işliyor ama kurallar konusunda inanılmaz katılar. yani 'hallederiz abi' mantığı burada sıfır. …
beş yıldır londra'da yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, ingiltere'de iş bulmak sadece ne bildiğinle değil, o bilgiyi ne kadar british bir kibarlıkla paketlediğinle alakalı bir süreç. türkiye'…
buradaki alanında da benzer bir ortam var. geçen sene ektiğim o kadar bereketli geldi ki tüm sokağa dağıtmak zorunda kaldım. o mesafeli duran insanların bir anda to…
yalnız değilsin dostum, o rutubet meselesi tam bir baş belası. pencerelerin tek cam olması ve içerideki o küf kokusu ingiltere'nin imzası gibi bir şey zaten. ev bulsan da bu sefer sorunuy…
valla home office ile olan o toksik ilişkiyi sadece yaşayan bilir. vize kararı beklerken sabahın beşinde mail kutusunu yenilemekten başparmağım nasır tutmuştu bir ara.
buraya ilk taşındığımda "soğuk ingilizler" klişesine o kadar inanmıştım ki, iş çıkışı gidilen o kalabalık pub'ların sadece kendi içinde kapalı gruplardan oluştuğunu, bir yabancı olarak oraya asla sıza…
vize işleri buraya ilk geldiğimde görece daha kolaydı ama son bir iki senedir home office olayı iyice ticarete döktü. ilk tavsiyem, evrak işlerini sakın son dakikaya bırakmayın. özellikle (gbkz: skill…