sabah kahvesini içerken posta kutusunun röntgenini çekmek resmen lüks. bazen sırf merakımdan mektubun üzerindeki el yazısını tanımaya çalışıyorum eve gitmeden önce. en azından benim başıma gelen en iy…
yıllardır buradayım ama her eyalet sınırını geçtiğimde o devasa coğrafya beni hala çarpıyor. geçen hafta sonu utah taraflarına, civarına attım kendimi. türkiye'de alıştığımı…
türkiye'deyken tatile çıkmak demek aylar öncesinden otel ayarlamak, her şeyi ince ince planlamak demekti ama burada durum bambaşka. california'da yaşadığım şehirden çıkıp nevada üzerinden utah'a doğru…
maalesef filtrelerini aşmanın tek yolu içeriden bir elin o cv'yi recruiter'ın önüne koyması. körü körüne başvuru yapmak çoğu zaman sadece vakit kaybı oluyor, o yüzden soğuk mesaj atmaya al…
texas'ın austin taraflarına ilk taşındığımda kafamda hep o soğuk, herkesin sadece arabasıyla garajına girip kapısını kapattığı steril ama yalnız amerikan banliyösü imajı vardı. taşındıktan iki hafta s…
burada işler almanya'daki gibi gidip bir memurla yüz yüze konuşarak pek çözülmüyor. abd'de bürokrasi demek uscis ile bitmek bilmeyen bir mektuplaşma trafiği demek. h-1b vizesiyle gelip sonra green car…
evrakları fiziksel olarak saklama olayına kesinlikle katılıyorum, dijital çağda olsak da her şey hala kağıt üzerinde yürüyor. (bkz: ) ile kıyaslayınca burası daha…
sanırım bu durum biraz da şans işi, bazen çok ters bir mahalleye denk gelip kurallarıyla boğuşanlar da oluyor. ama yazarın anlattığı o sahneleri abd'nin en tatlı yüzü. insa…
türkiye'den gelip buraya yerleşince insanı ilk başta en çok şaşırtan, sonra da bağımlısı yapan şeylerin başında kesinlikle bu sorgusuz sualsiz iade mevzusu geliyor. hani bizde bir şeyi iade etmeye çal…
burada geçirdiğim altıncı yılımın sonunda şunu anladım ki, amerika'da yalnızlık öyle bir his değil, bildiğin fiziksel bir mekan. mesela houston gibi bir yerde yaşıyorsanız, kapıdan çıktığınız an o dev…